Tüm Makaleler:
KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI VE VERİLMEYEN MADALYA

KIBRIS BARIŞ HAREKATI VE VERİLMEYEN

MADALYA

 

Kıbrıs Barış Harekâtında verilmeyen madalyalarla ve yapılan haksızlıklarla ilgili olarak arkada 31 Temmuz 2013 tarihli ekleri ile birlikte 13 sayfalık dilekçe mahiyetindeki yazımı; Cumhurbaşkanı Sn. Abdullah Gül’e, Milli Savunma Bakanı Sn. İsmet Yılmaz’a ve Sn. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel’e gönderdim. Ancak 24 Ekim 2013 tarihi itibariyle sadece Milli Savunma Bakanlığının 20 Eylül 2013 tarih ve MİY: 27714661-1680-48-13 / Per. D.Şht. Gz. Ş.(1) sayılı yazı ile cevap gelmiştir. Bu cevabi yazıda ise; “Söz konusu talebiniz, konu ile ilgili yapılacak çalışmalarda dikkate alınacaktır.” denilmiştir. Takdir yüce Türk Milletinindir

KIBRIS BARIŞ HAREKÂTI VE VERİLMEYEN MADALYA

Kıbrıs Barış Harekâtı ile ilgili özet hatıralarım

Ağustos 1974 ayının başında Ankara Etimesgut’ta konuşlu Gösteri ve Tatbikat Alayı’na Kıbrıs’a intikal emri verildi. 5 Ağustos 1974 günü ben bu Alay’ın üsteğmen rütbesinde 2nci Tank Bölük ve aynı zamanda kafile komutanı olarak; 4 subay, 3 astsubay, 86 erbaş/er ile birlikte 11 tank, 4 zırhlı personel taşıyıcı (kariyer) ile Etimesgut’taki Gazi Tren İstasyonuna geldik. Burada, personel, araç, silah ve gereçlerimizi katarlara yükleyip (açık yük vagonları) Ankara-Yerköy-Şefaatli-Kayseri-Niğde-Ulukışla-Pozantı-Yenice ilçesi üzerinden Mersine demiryolu ile intikal ettik.

8 Ağustos 1974 günü karanlık olmadan personel ve tank ve kariyerleri çıkarma gemilerine (LCT/Layter) yüklemiş ve Kıbrıs adasına doğru gitmek üzere Akdeniz’in mavi sularına açılmıştık. 18 saatlik uzun ve yorucu bir deniz yolculuğundan sonra adaya yaklaşmış ve Girne’nin batısındaki Beşmil Plajına (Pladini/Yavuz Çıkarma Plajı) düşmanın ateşleri altında kıyıya çıkmaya başlamıştık. Türk Ordusu, 1571 yılından yaklaşık 400 seneden sonra ikinci defa Kıbrıs’a ayak basıyordu.

Çıkarma yerinde LCT’lerden indirilen diğer tanklarımı da toplayarak 17 tank ve 4 zırhlı personel taşıcılarla birlikte muharebe düzeninde Girne Boğaz yolundan geçerek Yukarı Dikoma’ya (Dikmen) intikal ettik. Burada 2 gün kaldıktan sonra Lefkoşa’nın kuzeyindeki Türk Mezarlığının bulunduğu civar araziye yerleştik. Tarih 12 Ağustos 1974 idi. Daha sonra Taarruz harekâtını icra edecek olan Gösteri ve Tatbikat Alay’ının birlik komutanları ile birlikte keşif yapmak amacıyla güneyde bulunan Hamitköy’e geldik. Burada Alay’ın kuruluşunda bulunan 14 adet zırhlı personel taşıyıcı (ZPT) bulunan Mekanize Piyade Bölüğü ile benim 17 Tanklı 2nci Tank Bölüğümle birlikte benim sorumluluğumda bir muharebe grubu oluşturuldu. Tank ve Mekanize Piyade Bölük Timi olarak Gösteri ve Tatbikat Alay Komutan Yardımcısı Tank Albay (Emekli Tuğgeneral) Ahmet Demir’in emir ve komutasında görevlendirilmiştik. Taarruz istikameti olarak da Hamitköy-Lefkoşa Sanayi Bölgesi-Meriç Köyü-Paşaköy ve Mağosa istikameti verilmişti.

13 Ağustos 1974 günü tanklarımızı ve zırhlı personel taşıyıcılarımızı Taarruz Mevzilerine yaklaştırmış, akaryakıt, mühimmat ve yiyecek maddeleri gibi ikmalleri tamamlamış, telsiz çevrimlerini de yeniden gözden geçirip müteakiben yapacağımız taarruz harekâtı için son kontrolleri de yapmıştık.

14 Ağustos 1974 gün sabah saat: 05.00-05.30 arasında Tank ve Mekanize Bölük Timi olarak taarruz mevziinde beklerken, Hava Kuvvetlerimize ait dörtlü savaş uçakları, Lefkoşa’nın Büyük Kaymaklı ve Sanayi Bölgesini bombalamaya başladı. Bir anda Lefkoşa beyaz bir perdenin altında kalmıştı. Aynı gün saat 06.00’da “Zafer” kodu ile Lefkoşa Sanayi Bölgesi ve Meriç Köyü istikametinde taarruza başlamış, Sanayi bölgesine girmiş, düşmanın roketatar ile geri tepmesiz topçu ve havan ateşlerine maruz kalmış ve mukabil ateşlerimizle karşılık vermek suretiyle muharebeye girmiştik.

Harekât istikametimizde takriben 700 metre mesafede düşmana ait 4-5 adet T-34 tanklarını tespit ederek imha ettik. Bu arada hemen önümdeki 014744 numaralı tankımın, Sanayi Bölgesindeki çatışmada düşmanın roketatar silahı ile kulesinden isabet aldığını ve tankta bulunan Tank Teğmen Hüseyin Akar ile aynı tankta nişancı olarak görev yapan Tank Çavuş Celal Kahraman’ın şehit olduğunu, tank şoförü Nazmi Güngör’den öğrendim.  Tankın şoförüne beni takip etmesini söyledim. Bu süre içerinde bulunduğumuz yere bir tankla gelen Alay Komutan Yardımcısı Tank Albay Ahmet Demir’e durumu üzüntüyle izah ettikten sonra Meriç Köyü istikametinde harekâta devam etmiş, aynı gün saat: 15.00 civarında da Türklerin çoğunlukta olduğu Meriç köyüne girmiştik.  Sanayi bölgesinde tankın isabet alması ile şehit olan Teğmen Hüseyin Akar ile Çavuş Celal Kahramanı, törenle Boğaz Şehitliğine büyük bir üzüntü ile uğurladık. Daha sonra bu kahraman şehitlerimiz için Kıbrıs’ta Değirmenlikte konuşlu 14ncü Zırhlı Tugay 1nci Tank Tabur’unda oluşturulan ve benimde 2nci Tank Bölük Komutanı olarak harekât sırasında bizzat yazdığım bölüğüme ait “Ceride Defteri”nin de sergilendiği “Tarihçe Kösesinde” ölümsüzleştirildi.

14 Ağustos günü akşamı Meriç Köyünde kalarak tank, kariyer ile tekerlekli araçların benzin ve mühimmat ikmalini tamamladık. Ertesi günü sabah saat:08.00’da hedefimiz olan Paşaköy’e hareket ettik. Hamitköy-Lefkoşa Sanayi Bölgesi-Timbu Köyü- Ercan Havaalanı Paşaköy istikametinde ayrı mihverde taarruz eden Gösteri ve Tatbikat Alayı’nın diğer muharip birlikleri de Paşaköy’e gelmişlerdi. Gösteri ve Tatbikat Alayı (Zırhlı Alay) olarak 15 Ağustos 1974 günü saat 09.00’dan itibaren Hava Kuvvetlerimize ait bombardıman uçaklarımızın koruması altında Mağosa istikametinde taarruza başladık. Mağosa’ya yaklaşık 1 km. mesafe kala tank bölüklerimizle hat düzenine geçtik. Düşmanın bize karşı yaptığı ateş teatisine karşılık olarak tank topları ve makineli tüfeklerle Mağosa’yı ateş altına aldık. Savaş uçaklarımız da Mağosa’nın içerisine yaptığı bombardımanları ile bize büyük destek veriyordu. Bir saate yakın yoğun çatışmadan sonra harekât bölgesi sakinleşmişti.

Alayın, benim bölüğümün de içinde bulunduğu Tank Tabur’u ve Topçu birlikleri, Mağosa’nın bu bölgesinde bekletilirken, tank ve mekanize piyade birliklerinden oluşturulan bir kuvvetle, 15 Ağustos 1974 günü saat: 18.30’da Mağosa kalesi ele geçirilmiştir. Mağosa Kalesi içerisinde bir aya kadar mahsur kalan 10.000’ne yakın Kıbrıs Türk halkı da kurtarılmıştır. Tarihi Mağosa şehri artık 1571’den sonra ikinci defa Türk askerinin eline geçmişti. Gece gerekli savunma tedbirlerini almak suretiyle bu bölgede kalmıştık.

16 Ağustos 1974 günü sabah saat: 0830’dan itibaren en önde benim komutamdaki 2nci Tank Bölük + Mekanize Piyade Bölük timi olmak üzere Alay’ın tank taburu, Mağosa’nın bu bölgesinden hareket ederek Mağosa’nın güneyine, önceden tayin edilen sınır hattı olan Atilla Barış Hattına doğru intikale başladık. Mağosa’nın Sakarya Mahallesi dış kısmından Dikelya İngiliz Üssü ile Mağosa’nın güneyindeki sahil tarafına ilerliyorduk. Ben Tank Bölüğümle ve sorumluluğumdaki Mekanize Piyade Birliği ile birlikte Agememnon bölgesine doğru hareket ettim. Bu bölge Mağosa’nın yaklaşık 20 km. güneyinde Derinya-Larnaka yolu üzerinde sahile yakın bir yerdi. Nihayet bir ağaca çakılı Agememnon işaretini görmüş ve bu Alay’ın son hedefi olarak belirlenen, Atilla Hattının başlangıcı olan ve aynı zamanda deniz’e yakın bulunan bu bölgeye gelmiştik. Alay’ın diğer birlikleri buraya gelmemişlerdi. Alay’la da telli ve telsiz irtibatım yoktu. Bölgenin sorumluluğu bana aitti. Bu bölgede ilk iş olarak; düşmanın kara, deniz ve hava saldırılarına karşı gerekli önlemleri almak olmuştur.

Agememnon bölgesinde yaklaşık 10 gün kaldıktan sonra Mağosa şehri civarında bir bölgeye hareket ettik. Bu yeni bölgede, Gösteri ve Tatbikat Alayı’nın diğer birlikleri ile tekrar bir araya gelmiş ve burada da 15 gün kalmıştık. Daha sonra Alay’ın son olarak Değirmenlik bölgesine intikal ettik. Alay’a Değirmenlik bölgesinde Kolordu ihtiyatı olarak görev verilmişti.   Aradan bir müddet geçtikten sonra Gösteri Ve Tatbikat Alay Komutanı Kur. Alb. Feridun Öztürk ile Tank Tabur Komutanı Tnk. Yarbay Veli Kaya bana; bölüğümle birlikte Değirmenlik Köyünün güneyinde bulunan Timbu Köyü ve Hava Alanı’nın (şimdiki Ercan Havaalanı) emniyeti ile Larnaka-Limasol yaklaşma yolunu tıkama görevini yerine getirmem ile birlikte 28nci Piyade Tümeni 230ncu Piyade Alay’ının emrine girmemi emrettiler. Bu amaçla, Değirmenlik Köyünden 2nci Tank Bölüğümle beraber hareket etmiş ve Değirmenliğe yaklaşık bir saatlik mesafedeki Timbu köyüne varmış ve Rumların elinde bulunan Kiracı Köyü istikameti ile Timbu (Ercan) Hava Alanında savunma tedbirleri ile müteakip harekât için gerekli önlemleri almıştım.  Bu bölgede 1,5 ay kaldıktan sonra ilk altı aylık dönem sonunda Şubat 1975 tarihinde Babaeski’ye tayinin çıkmış ve Anavatan Türkiye’ye dönmüştüm. Ankara’daki birlik ve karargâhlarda kadro müsait olmasına rağmen ve tayin emrine göre Kıbrıs’tan Ankara’ya atanmam gerekirken (Kıbrıs’a Ankara’dan birliğim ile beraber gitmiştim) kışın ortasında Ankara’daki Etimesgut lojmanlarından çıkarak Babaeski’ye atanmam bana ve çocuklarıma büyük acı vermiştir. Meslek hayatımda derinden üzmüştür. Bana bu haksız atamayı yapan başta Kara Kuvvetleri Tank Tayin Şube Müdürü Tnk. Albay Ertuğrul Öztürk Levent’i ve diğer yetkilileri affetmiyor ve halen nefret ile anıyorum.

Mağosa’nın alınmasıyla 2nci Kıbrıs Barış Harekâtı sona ermişti. Böylece 62 saat gibi kısa bir süre içerisinde İkinci Kıbrıs Barış Harekâtı, “Ateş Kes”in 17 Ağustos 1974 tarihinde yürürlüğe konmasıyla son bulmuş ve birlikler bugün Türkler ile Rumları birbirinden ayıran hudut hattında savunmaya geçmişlerdir. 2nci Barış Harekâtında Gösteri ve Tatbikat Alay’ından 29 personelin şehit olduğu, Alayın Alay Komutanı Topçu Kur. Alb. (952-26) Feridun Öztürk’ün Genelkurmay ATASE Bşk.lığına gönderdiği 30 Nisan 2002 tarihli hatıralarından anlaşılmaktadır. 2nci Kıbrıs Barış Harekâtı ile ilgili özetlenmiş hatıralarım bundan ibarettir.

Sonuç olarak; Kıbrıs Barış Harekâtında kendisine verilen ve yukarıda belirtilen tarihi, ulvi ve şerefli görevi tıpkı ataları gibi canı ve kanı pahasına yerine getiren ve 1571’den sonra ikinci defa Mağosa’yı ele geçiren Gösteri ve Tatbikat Alay’ının ben dâhil subay ve astsubayları ile erbaş ve erlerinin hiçbirine madalya verilmemiştir. Haksızlığa neden olan bu konu; üzerinde önemle durulması gereken, moralleri bozan, şevk ve heyecanı yitiren, gelecekte yurt içi ve yurt dışında savaşacak kuşaklara kötü örnek teşkil edecek olaylardan biridir.

Madalya konusunda yapılan yazışmalar ve sonuçları

1- Kıbrıs Barış Harekâtına katılan personele madalya ve rozet taltifi ile ilgili olarak personelin isimlerinin K.K.K.lığına gönderilmesi K.K.K.lığının ilgi (a)[1] ve 2nci Zırhlı Alay K.lığının ilgi (b)[2] emirlere istinaden benim de madalya talebimle ilgili 24 Mayıs 1976 tarihli dilekçem, 2nci Zırhlı Alay 1nci Tnk. Tb. K.lığının ilgi (c)[3] yazı ile üst makama gönderilmiştir.

2-  K.K.K.lığının İlgi (a)[4] emrine istinaden 6ncı Kor. K.lığının ilgi (b)[5] ve 5nci Zırhlı Tugay K.lığının ilgi (c)[6] emirleri ile yayınlanan “Kıbrıs Barış Harekâtına katılan ve madalya ve şerit rozet almaya hak kazanan personel.” listesinde olmadığımı büyük üzüntü ve büyük hayal kırıklığı ile karşıladım. Kıbrıs Barış Harekâtından yaklaşık 8 sene sonra gelen madalya ve rozet listesinde; Türk Vatanı, Türk Bayrağı, Türk Milleti, Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti ve Türk Silahlı Kuvvetleri adına canını ve ailesini hiçe sayıp kahramanca savaşıp Mağosa’yı ele geçiren Gösteri ve Tatbikat Alayının ben dâhil hiçbir subay, astsubay, erbaş ve erlerine madalya verilmemiştir.

3- 5nci Zırhlı Tugay K.lığının ilgi (a)[7] yazısı ile yukarda ki hatıralarımı da özet olarak belirtikten sonra Kıbrıs Barış Harekâtına fiilen katıldığımı, durumumun yeniden incelenerek bana verilmeyen madalya konusunda mağduriyetimin giderilmesini ifade eden 1 Şubat 1984 tarihli dilekçemi, emir komuta zincirine uygun olarak; benim görevli olduğum 5nci Zırhlı Tugay K.lığının bağlı olduğu bir üst komutanlık olan Adana’daki 6ncı Kolordu K.lığına gönderdim.

Madalya konusundaki mağduriyetimi ifade eden 1 Şubat 1984 tarihli dilekçeme; 5ci Zırhlı Tugay K.lığının ilgi (a)[8] yazısına ek olarak gönderilen K.K.K.lığının ilgi (b)[9] emrinde (K.K.K. emriyle Personel Daire Başkanı Tuğgeneral Hüseyin Karacaarslan imzalı) özetle;

“… Listeler Kıbrıs Barış Harekâtında fevkalade üstün başarılar yer, zaman, görgü tanıkları ve yapılan görevin mahiyeti de belirtilerek 1nci ve 2nci harekâtın akabinde o tarihte sıralı Komutanların teklifi ve Kıbrıs Barış Kuvvetleri Komutanı tarafından onaylanmış olan listeler dikkate alınarak hazırlanmış ve Genelkurmay Başkanlığının prensip kararı ışığında ve Komutanlık takdirine göre onayını müteakip personele tebliğ ve gereği için Kuvvet Komutanlıklarına gönderilmiştir…

İlgi (d)[10] yazı eki dilekçede kimliği belirtilen personelin (Tnk. Bnb. İzzettin Çopur) dilekçesinde belirttiği başarılarından dolayı Kara Kuvvetleri Komutanlığınca yapılacak bir işlem bulunmamaktadır…

Daha önce verilmiş olan Kıbrıs Harekât Şerit Rozet Beratı, harekâtta başarının bir simgesi olmayıp sadece harekâta iştirak edildiğine dair bir belge mahiyetinde olup, madalya teklif listelerine dâhil edilen personel kapsamı dışındadır. ” Şeklinde cevap verilmiştir.

K.K.K.lığının yukarda ki yazısında “Fevkalade Üstün Başarı”dan ne kastedilmektedir. “Sıralı Komutanların Teklifi”ni kim hangi yönde yapmıştır? Bu hususlar tarafımdan bilinmemektedir. Mağosa’yı ele geçiren Gösteri ve Tatbikat Alayının Alay Komutanı (E) Kurmay Albay Feridun Öztürk’ ün 30 Nisan 2002 ve Gösteri ve Tatbikat Alay Komutan Yardımcısı Tnk. Albay (E.Tuğgeneral) Ahmet Demir’in Nisan 2002 ile (E) Tnk. Kd. Albay İzzettin Çopur’un 9 Temmuz 2002 tarihinde Genelkurmay ATASE Bşk.lığına gönderdiği hatıralar ile ATASE Bşk.lığında mevcut ceride ve harp kayıtları incelendiğinde, bu Alay’ın 2nci Kıbrıs Barış Harekâtın da nasıl kahramanca ve can siper hane görev yaptığı, fevkalade üstün başarılar kazandığı anlaşılacaktır.

4- Madalya talebimle ilgili silsileler yolu ile ve 211 sayılı ve 4.1.1961 tarihli İç Hizmet Kanununun 26ncı maddesine uygun olarak yaptığım başvurunun K.K.K.lığınca yukarıda belirttiğim gibi kabul görmemesi üzerine bu defa yine silsileyi müteakip 30 0cak 1985 tarihli aynı konudaki dilekçemi Genelkurmay Başkanlığına göndermiş fakat müspet ve menfi herhangi bir cevap alamamıştım.

5- Son olarak, Sn. Barlas Doğu’nun M.S.B. olduğu döneminde, Kıbrıs Barış Harekâtına katılıp madalya alamamış personelin mağduriyetinin ortadan kaldırılması amacıyla övünç madalyası çalışmalarının yapılacağı haberi üzerine, 15nci Kolordu Komutanlığında (Kocaeli/İzmit) albay rütbesinde görevli iken, Madalya konusundaki 10 Eylül 1991 tarihli dilekçemi, Kıbrıs Barış Harekâtındaki hatıralarım ile birlikte yine 211 sayılı İç Hizmet Kanununun 27nci maddesine uygun olarak zamanın Cumhurbaşkanı merhum Turgut Özal’a gönderdim. Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreterliğinin 16 /10 / 1991 tarihli yazısı ile dilekçem; gerekli incelemelerin yapılabilmesi için Genelkurmay Başkanlığına gönderilmiştir.

6- Gnkur. Bşk.lığının. ilgi (a)[11] emre istinaden K.K.K .lığının ilgi (b)[12] ile görevli olduğum 15nci Kolordu Komutanlığına ( KARA KUVVETLERİ KOMUTANI EMRİYLE, Personel Başkanı Tümgeneral Aytaç Yalman imzası ile) adıma hitaben gönderdiği yazıda;

“(1). Kıbrıs Barış Harekâtına katılması nedeniyle kendisine madalya verilmesi hususunda yardımcı olunması maksadıyla Cumhurbaşkanlığı makamına müracaatta bulunan Tnk. Kd. Alb. İzzettin Çopur’un müracaat evrakları EK’ tedir.

(2).  Müracaat dokümanlarının içeriği dikkate alınarak personel hakkında yasal işlemin yapılmasını ve neticeden Kara Kuvvetleri Komutanlığına bildirilmesini arz ederim.” Denilmiştir.

15nci Kolordu Komutanı Korgeneral (E.Orgeneral) Necati İkizoğlu’da 15nci Kolordu Askeri savcılığı kanalı ile bu konuda 20 Ocak 1992 tarihinde verdiğim ifademde ; ‘Bana isnat edilen suçu kabul etmediğimi, haksızlığına inandığım bir işlemin düzeltilmesini, hakkımın teslimini istemenin en tabi hakkımın olduğunu, kimseyi suçlamadığımı, başlangıçtan itibaren komuta kademelerini dikkate alarak usulüne uygun müracaatta bulunduğumu, bu müracaatlarımın neticesiz kalması üzerine Cumhurbaşkanlığına müracaat ettiğimi, Cumhurbaşkanlığının askeri mertebeler silsilesine dâhil bulunmadığını bu nedenle Cumhurbaşkanlığına yapılan müracaatımın istinat edilen suçu oluşturmayacağını’ ifade ettim.

Sonuçta; 15nci Kolordu Komutanlığı Askeri Savcılığının 21 Ocak 1992 tarih ve 1992 / 4 sayılı Karar’ı ile; “Cumhurbaşkanlığı makamının 211 sayılı Türk Silahlı Kuvvetleri İç Hizmet Kanunu gereğince askeri mertebeler silsilesine dâhil bulunmadığı, Askeri Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarının da bu yönde olduğu, oysa müsnet suçun oluşabilmesi için komuta kademelerinin aşılmasının söz konusu olduğu anlaşıldığından, unsur noksanlığı nedeniyle oluşmayan müsnet suçtan 353 sayılı Kanunun 105 ve 107nci maddeleri uyarınca KOVUŞTURMAYA YER OLMADIĞINA”  Karar verilmiştir. Bu karar, 15nci Kolordu Komutanlığının ilgi (a)[13] yazısı ile 1nci Ordu K.lığına  (Selimiye / İstanbul) gönderilmiştir.

O zamanki gerek Genelkurmay Bşk.lığı (Gnkur. Bşk.ı Orgeneral Doğan Güreş)  gerek K.K.K.lığı, (K.K.K. Org. Muhittin Fisunoğlu) gerekse 15nci Kolordu K.lığı (Kolordu K.ı Korgeneral Necati İkizoğlu) madalya konusundaki Cumhurbaşkanlığı makamına yapmış olduğum müracaatımın suç unsuru olup olmadığını tetkik etmeden hakkımda usulsüz müracaattan soruşturma açması, meslek hayatında 40 civarında takdirnamesi olan beni derinden yaralamış ve bu makamlara olan güvenimi sarsmıştır.

Gösteri ve Tatbikat Alay (Zırhlı Alay) Komutanı ve yardımcısı ile Kıbrıs Barış Harekâtı ve madalya ile ilgili yapılan görüşmeler ile hatıra ve kanaatleri

1 – Kıbrıs Barış Harekâtının başarılmasında önemli rol oynayan Gösteri ve Tatbikat Alay’ının (Zırhlı Alay) Alay Komutanı E.Top. Kur. Kd. Albay Feridun Öztürk (1952-26) ile 2 Aralık 1996 tarihinde yaptığım görüşmede;

A. Ben dâhil Alay’ın % 98 personeline madalya teklifinde bulunduğunu, bunu yazı ile bizzat kendisi tarafından imzalanarak Ocak / Şubat 1975 ayı içerisinde Alay Karargâhında (Alay S-1) görevli Tnk. Ütğm. Erdoğan Türkmen vasıtasıyla 28nci Motorlu Piyade Tümen K.lığına (Paşaköy /Kıbrıs) gönderdiğini,

B. Ancak madalya alacakların listesinin o tarihte 28nci Motorlu Piyade Tümen Komutanı Tümgeneral Fazıl Osman Polat (merhum) tarafından dikkate alınmadığını, fakat Tümen Komutanlığınca müspet veya menfi herhangi bir cevabında verilmediğini, kendisinin de konu üzerinde fazla gitme ihtiyacını duymadığını, gerekirse şu anda aynı listeyi yeniden tanzim edebileceğini ifade etmiştir.

Konu ile ilgili olarak halen hayatta olan adresi tarafımdan bilinen Gösteri ve Tatbikat Alay Komutanı E.Kur. Alb. Feridun Öztürk’ün fikrine başvurulmasını, Kıbrıs’ta -Değirmenlikte konuşlu bulunan Zırhlı Alay (eski Gösteri ve Tatbikat Alayı)  ile Paşaköy deki 28nci Piyade Tümeni ve Kıbrıs Barış Kuvvetleri K.lığının (Girne) arşiv kayıtlarının incelenmesinin; ben dâhil diğer Alay mensuplarının madalya konusunda mağduriyetinin kaldırılması amacıyla uygun olacağını değerlendirmekteyim.

2- Kıbrıs Barış Harekâtı sırasında her zaman yanımızda bulunan ve bizi uzun zamandan beri yakınan tanıyan Alay Komutanı gibi harekâtın başarılmasında ve Mağosa’nın ele geçirilmesinde çok önemli katkıları olan Gösteri ve Tatbikat Alay Komutan Yardımcısı Tnk. Alb. Ahmet Demir’in (E. Tuğgeneral); Kıbrıs Barış Harekâtına fiilen katılan ben dâhil Alay mensuplarının harekâttaki başarıları ve madalya konusundaki takdirlerini içeren 20 Nisan 2002 tarihli 3 sayfalık yazısı EK-B’ dadır.  Durumu takdirlerinize sunarım.

3- Gösteri ve Tatbikat Alay’ının (Zırhlı Alay/Zırhlı Muharebe Grubu) Komutan Yardımcısı Tnk. Albay Ahmet Demir’in (E. Tuğgeneral) 20 Nisan 2002 tarihli 5 numaralı hatıralarında özetle;

“… Mağosa 5 Ağustos 1571’de Lala Mustafa Paşa tarafından fethedilerek Osmanlı sınırlarına dâhil edilmişti. 15 Ağustos 1974’de Gösteri ve Tatbikat Alayı tarafından fethediliyordu. Alayımızın personeli için ne büyük mutluluktu. Ne kadar sevinse, ne kadar öğünse hakkı idi. 16 Ağustos günü saat 10.00 civarında 28nci Tümen Komutanı Tümgeneral Osman Polat Mağosa kalesine geldi. Coşkulu bir merasimle karşılandı. Son derece mutlu idi. Bizleri, Alay personelini kutladı. Veciz bir konuşma yaparak bu harekâtın önemini anlattı…

Biz emniyet tedbirlerini artırarak Mağosa’nın İngiliz üssünden denize kadar olan hududu Maraş bölgesi içinde kalmak üzere çizip güneyden gelecek Rum tehdidine karşı tedbirimizi aldık. Bu sınırı korumak içinde DEMİR Görev kuvveti olarak birlik ayırdık. DEMİR Görev Kuvveti; İngiliz üssünden başlamak üzere P. Yüzbaşı Turgut Erfişeğin Bölüğü, Tnk. Ütğm. Yavuz Sapmaztürk’ün Tnk Bölüğü, P. Ütğm. Erdoğan Acar’ın Piyade Bölüğü, Tnk. Ütğm. İzzettin Çopur’un Tnk. Bölüğü ve Tğm. Atilla Türker’in Havan Takımı ile tertiplendik…

DEMİR Görev Kuvveti, 16 Ağustos’tan ila 26 Ağustos 1974 tarihine kadar burada görev yaptı. Bu 10 gün büyük zorluk ve yokluk içinde personelimiz, sabır ve metanetle görevini yerine getirdi. Barış Harekâtı sona ermesine rağmen bu sınır görevine son derece ciddiyetle devam ettiler. 26 Ağustos 1974 günü bölge sorumluluğu Deniz Piyade Taburu’na devredildi. Deniz Piyade Tabur K. Deniz Yarbay Neşet İkiz’e bölge teslim edilerek ayrıldık… Alayımız yeni görev yeri olan Lefkoşa’nın 6-7 km. yakınındaki Değirmenlik bölgesine intikal etti. Yeni görev bölgemizde emniyet tedbirlerini alarak yerleştik. Alayımız yine Kolordunun vurucu gücü ve ihtiyatı görevinde idi…

Ben adadaki Tank subayların en kıdemlisi idim. Paşa köy’deki 28nci Tümen karargâhına giderek Tümen Komutanımız Tümgeneral Osman Polat’ı ziyaret ettim. Kendisine Alayımızın durumu hakkında bilgi verdim. Onun sorularını cevapladım. Tümen bölgesine son derece hâkimdi. Bana; ‘Albayım harekâtta büyük iş başardınız. Görevinizi çok iyi yaptınız. Tümen birliklerine de örnek gösterdim. Bu başarıyı gölgeleyecek hiçbir şey istemem.’ Dedi... Alay personeline Madalya ile taltif konusunu açtığımda ise;  Osman Paşa bana; ‘Albayım, Alayınızın harekâttaki başarısını, fedakârlığını, Mağosa’yı ne zor şartlarda aldığını yabancı topraklarda neler çektiğinizi biliyorum. Sen hiç merak etme böyle bir şey olursa sizden takdir edileceklerin listesini ister, hakiki kahramanların hakkını yedirmem.’ Dedi. Bana söz verdi. Bende sağ ol komutanım deyip selamlayıp çıktım. Bir daha Madalya konusu konuşulmadı. Gündeme gelmedi. Eğer gelse bize de sorulsa, Gösteri ve Tatbikat Alayı personelinden layık olanları belirler üst makama arz ederdik. Madalyalar hak edenlere verilmelidir kanaatindeyim.” Demiştir.

4- Gösteri ve Tatbikat Alay Komutanı E.Kur. Alb. Feridun Öztürk, Genelkurmay ATASE Bşk.lığına gönderdiği 2nci Kıbrıs Barış Harekâtı ile ilgili 30 Nisan 2002 tarihli hatıralarında;

“… Alay personeline bizzat şahit olduğum başarıları ve bana rapor edilen durum ve çalışkanlıklarına istinaden 28nci Tümen komutanlığına takdirname yazıları yazılmıştır. Onların çoğu hak ettikleri üstün başarı belge ve madalyalarını almışlardır.” Şeklinde ifade etmektedir. Ancak yukarıda belirttiğim gibi Alayın; subay, astsubay, erbaş ve erleri dâhil hiçbir personeli madalya almamıştır. Alay Komutanı Feridun Öztürk’ün 28nci Tümen Komutanlığına (Paşaköy / Kıbrıs)  gönderdiğini iddia ettiği içerisinde madalya teklifinin de bulunduğu takdirname yazılarının akıbeti nedir? Kimlere nasıl bir madalya ve rozet önermiştir? Taltif listeleri sıralı komutanlıklarca onaylanıp Genelkurmay Bşk.lığına gönderilmiş midir? Alay personeli niçin ve kimler tarafından mağdur edilmiştir? Bu husus tarafımdan bilinmemektedir. Konunun öncelikle halen hayatta olan Alay Komutanı Kur. Alb. Feridun Öztürk ve Alay Komutanı Yardımcısı Ahmet Demir’e (E.Tuğgeneral), ayrıca Kıbrıs Türk Barış Kuvvetleri Komutanlığı (bilhassa 28nci Tümen Komutanlığı) ve Gnkur. Bşk.lığı ile K.K.K.lığı arşiv kayıtları ile varsa diğer birlik ve kurumlardan araştırılarak madalya konusunda mağdur olan personelin mağduriyetlerinin ortadan kaldırılması tarihi bir görev olacaktır düşüncesindeyim.

5- “Kıbrıs Tarihi Kıbrıs Barış Harekâtı ve Hatıralar” adı ile bir kitap hazırlayarak 2012 yılı sonlarında İstanbul’da bir yayın evine gönderdim. Halen inceleme ve yayın aşamasındadır. Bu çalışmalarımla ilgili olarak Yukarıda ki hatıralarımda belirttiğim Gösteri ve Tatbikat Alayının Alay Komutan Yardımcısı Tank Albay Ahmet Demir’in (E.Tuğgeneral) şahsıma gönderdiği 2 Mart 2012 tarihli onur verici yazısının fotokopisi EK-A ’dedir. Bu yazıdan da anlaşılacağı üzere benim de mensubu olduğum bu Alay’ın 2nci Kıbrıs Barış Harekâtına fiilen katıldığı, harekâttaki üstün gayretleri ile büyük başarıları ve kahramanlığı vurgulanmakta ve Mağosa’nın bu Alay tarafından fethedildiği belirtilmektedir. EK-A ve EK-B’ deki yazılar ile Kıbrıs Barış Harekâtının görgü tanıkları, yapılan görevin mahiyeti o zamanki birlik komutanının takdirinin madalya konusunda müspet olduğu anlaşılmaktadır. Bana ve Alay mensuplarına madalya verilmesi için bu bilgi ve belgelerin yeterli olduğunu düşünmekteyim.

6- KKTC tarafından Kıbrıs Barış Harekâtına fiilen katılan Kıbrıs Gazilerine  “Milli Mücadele Madalyası” verileceği halen bu konudaki hazırlıkların devam etmekte olduğu bilgisi şifahen tarafımıza bildirilmiştir. Bununla birlikte öncelikli arzumuz, madalya taltifinin, uğrunda cansiperane mücadele vermekten onur duyduğumuz Türk Milleti adına Türkiye Cumhuriyeti devleti tarafından yapılmasıdır.

Madalya konusunda mağdur olanlar

1996 yılında kadrosuzluk nedeniyle 1996 tarihinde Kd. Albay rütbesi ile emekli olmuş ve 1997-2005 tarihleri arasında 8 sene Genelkurmay Askeri Tarih Stratejik Etüt Başkanlığında sözleşmeli personel olarak görev yapmıştım. 2005 tarihinde sözleşmelerimiz; 2005 yılı Bütçe Kanunu’nun “emekli personelin istihdamına müsaade etmemesi” nedeniyle isteğimizin dışında feshedilmesiyle buradan ayrılmak mecburiyetinde kaldık. Hâlbuki burada önemli faaliyetlerimiz olmuştu.

Benim bu faaliyetlerimin içinde; “ Kore Savaşına ve Kıbrıs Barış Harekâtına fiilen katılan personelin hatıralarının alınıp bir kitap halinde yayınlanması” kapsamında ki projede bizzat görev almış ve Barış Harekâtına bilfiil katılan Kara, Hava, Deniz Kuvvetleri ile Jandarma Genel Komutanlığına mensup ait yaklaşık 400’ün üzerinde general, amiral, subay ve astsubayların 2002-2003 yılları içerisinde zamanın Genelkurmay Başkanının emriyle anıları alınmıştı. Ancak bu anılar sözleşmelerimiz uzatılmayınca yayınlama imkânı kalmadı veya kurum bilerek yayınlanmadı. Halen bu kıymetli ve tarihe ışık tutacak, Türk Silahlı Kuvvetlerinin bundan sonra muhtemelen yapacağı harekâta örnek olacak ve gelecek kuşaklara ders verecek nitelikteki,  2004 yılında yayına hazır bir halde getirilen 7 klasör şeklindeki bu anılar, halen Gnkur. ATASE Bşk.lığı arşivindedir.  Bu konuda ki yarım kalan çalışmaların tarafımdan bitirilmesi için Gnkur. ATASE Bşk.lığınca Sn. Gnkur. II. Bşk.lığına Şubat 2005 ayı içerisinde ANDIÇ gönderilmesine rağmen,  ATASE Bşk.lığında bu proje için çalışmamın hukuki yönden mümkün olmadığı Gnkur. Adli Müşavirliğince bildirilmiştir.

Kıbrıs Barış Harekâtına fiilen katılan bu kahramanlardan önemli bir kısmının hak ettikleri madalyayı alamadıklarını ve bu konuda haksızlıklara uğradıklarını, nasıl üzüldüklerini ve kırıldıklarını Gnkur. ATASE ve Denetleme Bşk.lığına gönderdikleri anılarından ve basına intikal eden yayınlardan bilmekteyim. Bu kahramanlardan bir kısmı ise bu konuda Askeri Yüksek İdari Mahkemesine açtıkları davalardan da “Madalya ile taltife hak kazanabilmek için sıralı üstlerce silsileler yoluyla Genelkurmay Başkanlığına bildirilmiş olmak gerekir.”  Gerekçesi ile bir sonuç alamamışlardır.

Sonuç ve talebim

Yukarıda da ifade edildiği gibi Mağosa’yı ele geçiren, bu günkü Kıbrıs Türk’ü ile Rumların arasındaki doğu sınırı tayin eden Gösteri ve Tatbikat Alayı’nın ben dâhil bütün subay, astsubay erbaş ve erleri ile Kıbrıs Barış Harekâtına fiilen katılan diğer tüm Türk Silahlı Kuvvetleri mensuplarından hak ettiklerine inandıklarımın madalyalarının en kısa bir süre içerinde Türkiye Cumhuriyeti Devleti olarak verilmesini, bu konudaki haksızlıkların ve yapılan yanlışlıkların ortadan kaldırılmasını saygılarımla arz ederim.

EKLER:

EK-A: Tnk. Kd. Alb. Ahmet Demir’in (E.Tuğgeneral) 2 Mart 2012 tarihli şahsıma atfen gönderdiği 1 sayfalık yazı fotokopisi (aslı mevcuttur)

EK-B: Tnk. Kd. Alb. Ahmet Demir’in (E. Tuğgeneral) 20 Nisan 2002 tarihli 3 sayfalık Kıbrıs Barış Harekâta fiilen katılan Alay personeli ile bu personel ile ilgili takdir yazı fotokopisi (aslı mevcuttur)

 






[1] K.K.K.lığının 12 Nisan 1976 gün ve PER: 3493-1-76 sayılı emri.

[2] 2nci Zırhlı Alay K.lığının / Babaeski, 20 Mayıs 1976 gün ve PER: 43493-1-76 / 612 sayılı emri.

[3] 2nci Zırhlı Alay 1nci Tank Tabur K.lığının / Babaeski, 24 Mayıs 1976 gün ve PER: 3493-938-76 / 2260 sayılı yazısı.

[4] K.K.K.lığının 9 Kasım 1983 gün ve PER: 4060-13-83 / DİSİPMOR. Ş.4.Ks. (4360) sayılı emri.

[5] 6ncı Kor. K.lığının / Adana, 10 Ocak 1984 gün ve PER: 4060-5-84 / 26 sayılı emri.

[6] 5nci Zırhlı Tugay K.lığının / Gaziantep, 20 Ocak 1984 gün ve PER. 4060-2-84 / 64 sayılı emri.

[7] 5nci Zırhlı Tugay K.lığının / Gaziantep, 1 Şubat 1984 gün ve PER: 3080-2-84 / 104 sayılı yazısı.

[8] 5nci Zırhlı Tugay K.lığının / Gaziantep, 14 Mart 1984 gün ve PER: 4060-4-84 / 1999 sayılı yazısı.

[9] K.K.K.lığının 22 Şubat 1984 gün ve PER: 4060-168-83 / DİSİPMOR. Ş. 4. Ks. (845) 759 sayılı emri.

[10] 6ncı Kor. K.lığının 6 Şubat 1984 gün ve PER: 3080-4-84 / 123 sayılı yazısı.

[11] Gnkur. Bşk.lığının 28 Kasım 1991 gün ve PER: 7200-32-91 / DİSİPMOR. Ş.(1636) sayılı emri.

[12] K.K.K.lığının 24 Aralık 1991 gün ve PER: 7200-87-91 / DİSİPMOR. Ş. 4. Ks. (5220) sayılı emri.

[13] 15ci Kolordu K.lığının 11 Şubat 1992 gün ve AD. MÜŞ. : 1992 / 21 sayılı yazısı.